Çernobil Felaketi – UKRAYNA (1986) Yüzyılın En Büyük Nükleer Faciası

0
16

Sovyet yetkilileri, ilk başlarda felaket haberini gizlemeye çalıştılar.

İtfaiye erleri, yapı içinde başlayan 30 ayrı yangınla mücadele ederken, rüzgâr radyoaktif bulutları İsveç’e kadar taşıdı. Yapılan açıklamalara göre, Stockholm’deki radyoaktif kirlilik düzeyi 15 kat artmıştı.

Kaza sonrası nükleer santral içinde 30 ayrı yangın başladı. Yaklaşık 250 itfaiyeci yüksek dozdaki radyasyona karşı gerekli donanımları olmadan bölgeye geldi. Radyasyondan en çok etkilenenler santral çalışanlarının yanı sıra itfaiyeciler oldu.

Yangının büyük kısmı saat 05.00 gibi kontrol altına alındı ama grafit yangını dokuz gün daha sürdü. 26 nisandan 4 mayısa kadar geçen süre radyasyonun büyük bölümünün çevreye karıştığı dönem oldu.

26 nisan günü santralden sadece 3 kilometre uzaklıktaki Pripyat kasabasında halk baharın ilk ılık pazar gününün tadını çıkarıyordu. Bir gün sonra ise 16 bini çocuk 45 bin kasabalı bir daha dönmemek üzere 2.5 saat içinde evlerinden tahliye edildi. Terk edilen Pripyat, bugün bile bir ‘hayalet kasaba’ görünümünde.

27 nisandan 5 mayısa kadar geçen sürede ise yaklaşık bin 800 helikopter ile bölgeye 5 bin ton yangın söndürücü malzeme döküldü.

Kaza sırasında 13 yaşında olan Kiev’li gazeteci Anastasia Zanuda, “Sovyet yetkililer paniği önlemeye kararlıydı. Kent çıkışında ve her köşe başında, insanların kenti terk etmesini engellemek için polisler duruyordu. Uçakta yer bulmaksa imkânsızdı. Çünkü, hepsi parti yetkililerinin çocukları için ayrılmıştı” diyor.

Binlerce ‘temizlikçi’ etkilendi

Kazanın ilk kurbanları olan 31 kişiden 1’i doğrudan patlamanın etkisiyle, 1’i damar tıkanıklığı, 1’i termal yanıklar ve 28’i akut radyasyon sendromundan öldü. 134 kişi radyasyon zehirlenmesi tedavisi gördü.

Kaza sonrası temizlik çalışmalarına 200 bini aşkın işçi katıldı. 1986 – 1987 arasında santalin 30 kilometre yarıçapında çalışan ve ‘likidatör’ adı verilen bu kişiler yüksek dozda radyasyona maruz kaldı.
Ertesi gün Kızıl Ordu’nun genç askerlerine üsleri tarafından bir emir verildi: “Ya Çernobil Santrali’nin çevresini iki dakikada temizleyeceksiniz ya da Afganistan’da iki yıl savaşacaksınız!”Emri alan askerlerden bugün kaçının hayatta olduğu bilinmiyor!

Kazadan 36 saat sonra, insanlar Çernobil’den uzaklaştırılmaya başladı. Bir ay içinde 30 km’lik çember içinde yaşayan 116.000 kişi boşaltıldı ve bunlara yeni evler verildi. Ancak, birçoğu radyasyona maruz kalmıştı bile… Çoğu gönüllü 600.000 işçi, onarım ve temizleme çalışmalarına katıldı. Yapılan ölçümlerde maruz kaldıkları radyasyon, her biri için 165 “millisievert”ti… 10 millisievert insan için ölümcül dozu ifade ediyor.

Santralde gönüllü olarak çalışanların çoğu, büyük acılar çekerek öldü. Patlamanın ilk saatlerinde göreve çağırılan itfaiye erlerinin vücutlarında radyasyon yanıkları baş gösterdi. Ağızlarında, dillerinde küçük yaralar açıldı ve yaralar tüm vücutlarına yayıldı. Birçoğu iki hafta içinde öldü; çinko kaplı tabutların içine konarak kalın beton mezarlara gömüldüler.

Bu korkunç kazaya rağmen Çernobil kapatılmadı ve faaliyetini sürdürdü. Ama bu uygulama, beraberinde birtakım kazalar getirdi. 1991 yılında 2 numaralı reaktörde yangın çıktı. 2000 Temmuz’unda yoğun yağışlar sonucunda 3 numaralı reaktörü su basınca, yetkililer bu bölümü tamamen kapattılar.

Birimlerin kapatılmasına rağmen, Çernobil’de güvenliğin sağlanması için sürekli bir mühendis ordusunun varlığı gerekliydi. Birimlerin kaplanmasında 250.000 ton beton kullanıldı. Böylece, 180 tonluk yüksek radyoaktivite içeren yakıt kapatılmış oldu. Şimdi, bu betonun yüzde 10’luk bölümü çatlaklarla dolu ve bu çatlakların aralarından yağmur suları sızıyor…

Sağlık Sorunları

26 Nisan 1986’da Çernobil’de meydana gelen, Hiroşima’nın 100 katına denk patlamanın sadece SSCB sınırları içinde kalmayacağı açıktı.

Bulutlar yoluyla Kanada’dan Japonya’ya kadar taşınan radyasyonun Türkiye’yi etkilememesi söz konusu bile değildi! Buna karşın dönemin üst düzey yetkililerinin “Türkiye’de radyasyon yok” sözleri kulaklarımızda çınlarken, bölgede yetişen ürünlerde insan sağlığına zararlı hiçbir kirlenmenin olmadığını kanıtlamak için ince belli bardaklardan içtikleri
çaylar da hafızalarımızdaki yerini aldı.

Tiroid kanseri vakalarında rekor artış

11 kasım 1996’ya gelindiğinde Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya’da çocuklarda görülen tiroid kanseri vakaları 1980’lere oranla 200 kat arttı.

Kanser en çok çocukları etkiledi. Yapılan araştırmalar Ukrayna’daki tiroid kanseri hastalarının yüzde 64’ünün 15 yaşında ya da daha küçük olduğunu gösteriyor. Buna neden olarak da, tiroid kanserine yolaçan maddelerin bazı gıdalara ve süt ürünlerine daha fazla nüfuz etmiş olması gösteriliyor.

Beyaz Rusya Ulusal Bilimler Akademisi’nce yapılan bir araştırmaya dayanan 2006 tarihli Greenpeace raporunda da, bu ülkedeki kanser vakalarının 1990-2000 arasında yüzde 40, çocuklardaki tiroid kanseri vakalarının 88.5 kat arttığı bildiriliyor.

Bölgede ayrıca lösemi, meme, böbrek, akciğer, mesane kanserlerinde de artış saptandı. ‘Çernobil Çocukları Projesi’, kaza sonrası görülen doğum anormallikleri, kanser ve lösemi vakalarındaki yükselişe dikkat çekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü ise Çernobil’deki nükleer facianın Avrupa’da şu ana kadar 16 bin kanser vakasını tetiklemiş olabileceğini, tüm Avrupa’da az dozda da olsa radyasyon almış 7 bin kişinin önümüzdeki yıllarda kansere yakalanabileceğini belirtiyor.

Psikolojik sorunlar da yaşanıyor

Facia aynı zamanda stres, bunalım ve depresyon gibi psikolojik sorunlara yol açtı. Bu tip sorunlar daha çok evsiz kalan, sosyal ayrımcılığa tabi tutulan, ekonomik sıkıntı çeken ve kaza sonrası kaçınılmaz sağlık problemi kaygısı yaşayanlarda ortaya çıktı.

Ancak Birleşmiş Milletler’in 2005 tarihli bir raporu, kaza sonrası tiroid kanseri dışında bir hastalıkla ilgili artış olduğuna dair kanıt bulunmadığını belirtiyor.

BM’nin 2005 yılının eylül ayında açıkladığı rapora göre, Çernobil felaketinin sonuçları abartıldı ve ölü sayısı aslında 4.000

Dünyanın en kötü nükleer kazasının yaşandığı yer olan Çernobil nükleer santralinin havadan görünüşü. Bu fotoğraf Mayıs 1986’da Ukrayna’da 26 Nisan patlamasından birkaç gün sonra çekildi.
Resmi istatistiklere göre 3.235.984 Ukraynalıyı etkileyen ve tüm Avrupa’ya radyoaktif bulutlar gönderen Nisan 1986’daki büyük patlamanın ardından Ukrayna’daki Çernobil nükleer santralinin onarımı 1 Ekim 1986’da yapıldı.
Çernobil yangınıyla mücadele eden Pripyat İtfaiye Komutanı Albay Leonid Telyatnikov, 26 Nisan 1986 nükleer kazasının ardından santralin hasarlı dördüncü reaktörünün fotoğrafına işaret ediyor. Reaktör o zamandan beri betona gömüldü.
Ukraynalı okul çocukları, 3 Nisan 2006 Pazartesi günü, Çernobil kirlenme bölgesinin hemen dışındaki Rudniya’daki bir okuldaki güvenlik tatbikatının bir parçası olarak gaz maskelerini deniyorlar.
Hayalet Şehir Pripyat’ın genel görünümü, 13 Nisan 2006.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz